I-MADDE METİNLERİ
TCK Madde 141 – Hırsızlık
(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK Madde 142 – Nitelikli Hırsızlık
(1) Hırsızlık suçunun;
işlenmesi halinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
işlenmesi halinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
TCK Madde 143 – Gece Vakti
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
TCK Madde 144 – Daha Az Cezayı Gerektiren Haller
Hırsızlık suçunun;
işlenmesi halinde şikayet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
TCK Madde 145 – Malın Değerinin Azlığı
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
TCK Madde 146 – Kullanma Hırsızlığı
Bir malı geçici bir süre kullanıp geri vermek amacıyla alınması halinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
TCK Madde 147 – Zorunluluk Hali
Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi halinde verilecek ceza indirilebilir veya ceza verilmekten vazgeçilebilir.
TCK Madde 167 – Şahsi Cezasızlık Sebebi veya Ceza İndirimi
Hırsızlık suçunun eşler arasında, üstsoy-altsoy arasında veya kardeşler arasında işlenmesi halinde ceza verilmez veya cezada indirim yapılır.
TCK Madde 168 – Etkin Pişmanlık
Hırsızlık suçunda fail, kovuşturma başlamadan önce çaldığı malı iade eder veya zararı giderirse cezasında indirim yapılır.
II-SUÇUN VASIF MAHİYETİ
Hırsızlık suçu, malvarlığına karşı suçlar arasında yer almakla birlikte yalnızca mülkiyet hakkını değil aynı zamanda zilyetlik ve ekonomik düzeni korumayı amaçlayan temel bir ceza hukuku normudur. Modern ceza hukukunda mülkiyet hakkı yalnızca bireyin ekonomik varlığının değil aynı zamanda toplumsal düzenin korunmasının da temel unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kanun koyucu, bir başkasına ait taşınır malın rızaya aykırı şekilde alınmasını suç olarak düzenlemiş ve özellikle toplum düzenini daha ağır biçimde zedeleyen bazı durumları nitelikli haller kapsamında daha ağır yaptırımlarla cezalandırmıştır.
Hırsızlık suçunun hukuki konusu, bireyin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi ve ekonomik özgürlüğüdür. Bu suç tipi, yalnızca malın maddi değerini değil aynı zamanda zilyedin o mal üzerindeki fiili hakimiyetini de korur. Zira bir malın rızaya aykırı şekilde bulunduğu yerden alınması, yalnızca mülkiyet hakkına değil aynı zamanda toplumun ekonomik güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturur. Bu bağlamda kanun koyucu, hırsızlık suçunun temel şekli ile yetinmemiş; kamu kurumlarında, afet ortamlarında veya kişinin malını koruyamayacağı durumlarda işlenen hırsızlık gibi ağırlaştırıcı durumları ayrıca düzenleyerek suçun sosyal tehlikeliliğini dikkate almıştır.
III. SUÇUN MADDİ UNSURLARI
Hırsızlık suçunun maddi unsuru, başkasına ait taşınır bir malın zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınmasıdır. Bu bağlamda suçun oluşabilmesi için öncelikle ortada ekonomik değeri bulunan bir taşınır mal bulunmalıdır. Taşınmaz mallar bu suçun konusunu oluşturmaz; ancak taşınmaz üzerindeki taşınır eşyalar suçun konusu olabilir.
Fiil unsuru ise malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Bu alma fiili, mal üzerinde zilyedin fiili hakimiyetini ortadan kaldıracak şekilde gerçekleşmelidir. Örneğin bir kişinin cebindeki telefonun çekip alınması veya bir mağazadan ürünün gizlice alınması bu kapsamda değerlendirilir. Bunun yanında malın bulunduğu yerden kısa süreliğine alınması ve sonra geri bırakılması durumunda dahi suç oluşabilir; ancak bu durumda kullanma hırsızlığı hükümleri uygulanabilir.
Suçun faili herkes olabilir. Mağdur ise mal üzerinde zilyetlik hakkına sahip olan kişidir. Bu kişi malın sahibi olabileceği gibi kiracı veya emanet alan kişi de olabilir.
IV-SUÇUN MANEVİ UNSURLARI
Hırsızlık suçu yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Failin hem malın başkasına ait olduğunu bilmesi hem de bu malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alması gerekir. Bu nedenle failde özel bir kastın bulunması aranır.
Failin amacı malı tamamen sahiplenmek olabileceği gibi geçici bir yarar sağlamak da olabilir. Örneğin bir kişinin başkasına ait aracı kısa süreliğine kullanmak amacıyla alması da kastın varlığına işaret edebilir. Ancak bu durumda kullanma hırsızlığı hükümleri uygulanarak cezada indirim yapılabilir.
V- SAVUNMA STRATEJİLERİ
1-Maddi Unsur Açısından Savunma
Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için öncelikle başkasına ait taşınır bir malın, zilyedinin rızası olmaksızın, bulunduğu yerden alınması gerekir. Savunma açısından bu unsurların her biri ayrı ayrı tartışma konusu yapılabilir.
Örneğin bazı durumlarda olay zilyetliğin devri veya kullanım amacıyla alınma şeklinde gerçekleşmiş olabilir. Fail ile mağdur arasında daha önce kurulmuş bir güven ilişkisi, ödünç verme ilişkisi veya ortak kullanım durumu bulunabilir. Bu tür durumlarda ortada hırsızlık değil, en fazla güveni kötüye kullanma suçu veya hatta hiçbir suçun oluşmadığı bir hukuki ihtilaf söz konusu olabilir.
Benzer şekilde malın başkasına ait olup olmadığı da tartışma konusu olabilir. Fail, malın kendisine ait olduğunu düşünerek veya mal üzerinde bir hakkı bulunduğuna inanarak hareket etmiş olabilir. Bu durumda haksızlık bilinci ortadan kalkabileceğinden kast unsuru da tartışmalı hale gelir.
Bir diğer önemli husus ise zilyedin rızasıdır. Zilyedin açık veya örtülü rızasının bulunduğu durumlarda hırsızlık suçu oluşmaz. Özellikle iş ilişkileri, aile ilişkileri veya ortak yaşam alanlarında meydana gelen olaylarda rıza konusu çoğu zaman tartışmalıdır.
2-Manevi Unsur Açısından Savunma
Hırsızlık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alması gerekir.
Savunma açısından en önemli tartışma alanlarından biri kastın bulunmaması veya yanılgı halidir. Fail malın kendisine ait olduğunu sanabilir, ortak kullanım hakkı olduğunu düşünebilir veya malın terk edilmiş olduğunu zannedebilir. Bu gibi durumlarda kast unsuru oluşmadığından suçun manevi unsuru da gerçekleşmez.
Bunun yanında bazı durumlarda failin amacı yarar sağlamak değil, geçici kullanım olabilir. Özellikle araç veya benzeri malların kısa süreli kullanım amacıyla alınması durumunda kullanma hırsızlığı gündeme gelebilir ve bu da cezayı önemli ölçüde etkileyebilir.
Hırsızlık suçunda cezanın önemli ölçüde artmasına neden olan düzenlemeler özellikle TCK m.142 kapsamında yer almaktadır. Bu maddede düzenlenen nitelikli haller arasında:
gibi durumlar bulunmaktadır.
Savunma açısından bu nitelikli hallerin gerçekten oluşup oluşmadığı dikkatle incelenmelidir.
Örneğin;
Bu tür değerlendirmeler çoğu zaman suçun temel haline dönüşmesine ve cezanın ciddi şekilde azalmasına neden olabilir.
Savunma açısından en önemli ceza indirimi sebeplerinden biri malın değerinin azlığıdır.
Kanun koyucu, hırsızlık konusu malın ekonomik değerinin çok düşük olduğu durumlarda hâkime cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme yetkisi tanımıştır.
Uygulamada özellikle;
gibi olaylarda bu hüküm sıklıkla gündeme gelmektedir.
Savunma açısından malın piyasa değeri, olayın ekonomik boyutu, failin ekonomik durumu ve suçun toplumsal zararı gibi unsurlar ayrıntılı şekilde ortaya konulmalıdır.
Bazı durumlarda fail, açlık, barınma ihtiyacı veya ağır ekonomik zorunluluklar nedeniyle hırsızlık fiilini gerçekleştirmiş olabilir.
Bu gibi durumlarda savunma açısından:
gündeme getirilebilir.
Özellikle gıda hırsızlıklarında mahkemeler zaman zaman ceza verilmesine yer olmadığı veya en alt sınırdan ceza verilmesi yönünde kararlar verebilmektedir.
Hırsızlık suçlarında fail açısından en önemli hukuki imkanlardan biri etkin pişmanlık hükümleridir.
Fail;
cezada önemli oranda indirim yapılabilir.
Etkin pişmanlık özellikle şu durumlarda savunma açısından büyük önem taşır:
Bu durumda ceza yarısına kadar indirilebilir.
Kanun koyucu bazı aile ilişkilerinde işlenen hırsızlık suçlarında cezasızlık veya şikayet şartı öngörmüştür.
Örneğin;
işlenen bazı hırsızlık fiillerinde ceza verilmemesi söz konusu olabilir.
Savunma açısından fail ile mağdur arasındaki aile ilişkisi mutlaka incelenmelidir.
Hırsızlık suçuna ilişkin birçok dosyada deliller şu kaynaklardan oluşmaktadır:
Savunma açısından bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği mutlaka incelenmelidir.
Örneğin:
durumlarında mahkeme delilleri hükme esas alamayabilir.
VI-Şikayetçi Perspektifi
Şikayetçi açısından hırsızlık suçunda temel amaç malın geri alınması ve zararın giderilmesidir.
Bu nedenle mağdur açısından şu hususlar önem taşır:
Şikayetçi taraf ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinde de bulunabilir.
Sonuç
Hırsızlık suçu, ceza hukukunda en sık karşılaşılan suçlardan biri olmakla birlikte, hukuki değerlendirmesi oldukça karmaşık olan bir suç tipidir. Suçun basit veya nitelikli hali, malın değeri, fail ile mağdur arasındaki ilişki, etkin pişmanlık hükümleri ve delillerin hukuka uygunluğu gibi birçok faktör ceza miktarını doğrudan etkiler.
Bu nedenle savunma açısından yapılması gereken en önemli husus, olayın hukuki vasfının doğru belirlenmesi, fail lehine olan tüm indirim sebeplerinin ortaya konulması ve suçun unsurlarının somut olay bağlamında ayrıntılı şekilde değerlendirilmesidir. Aynı şekilde şikayetçi açısından da suçun doğru şekilde ispat edilmesi ve zararın giderilmesi ceza yargılamasının temel amaçları arasında yer almaktadır.
