I- Madde Metni
TCK Madde 215
İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
II- Suçun Hukuki Niteliği ve Vasıf Mahiyeti
TCK m. 215’te düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Topluma Karşı Suçlar” bölümünde ve özellikle “Kamu Barışına Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu konumlandırma tesadüf değildir. Zira kanun koyucu burada bireysel bir zararı değil, toplumsal düzen ve kamu barışını korumayı hedeflemiştir.
Bu suçun temel amacı, toplumda suç işleme eğilimini teşvik edecek veya suç işleyen kişileri kahramanlaştırarak toplumsal değerleri zedeleyecek davranışların önlenmesidir. Ceza hukukunun koruduğu hukuki değer bu bağlamda kamu barışı, toplumsal güvenlik ve suçla mücadele politikasıdır.
Ancak maddenin uygulanması bakımından son derece önemli bir kriter bulunmaktadır:
“Açık ve yakın tehlike” şartı.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu suç soyut tehlike suçu değildir. Yani bir kişinin bir suç veya suçluyu övmesi tek başına suç oluşturmaz. Bu övmenin somut olarak kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike yaratması gerekir.
Dolayısıyla;
tek başına bu suçun oluşumu için yeterli değildir.
Bu yönüyle TCK m. 215, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeyi gözeten bir normdur.
III- Suçun Maddi Unsurları
Bu suç herkes tarafından işlenebilen bir suçtur. Fail bakımından özel bir nitelik aranmaz. Gerçek kişiler bu suçun faili olabilir.
Ancak fiilin basın veya yayın yoluyla işlenmesi durumunda TCK m. 218 uyarınca ceza artırımı söz konusu olur.
Bu suçun belirli bir mağduru yoktur.
Suçun mağduru toplumun tamamıdır.
Dolayısıyla suç, bireysel menfaatleri değil kamu barışını korumaya yöneliktir.
Suçun maddi unsurunu oluşturan fiil iki şekilde ortaya çıkabilir:
Burada önemli olan nokta, övülen fiilin gerçekten işlenmiş bir suç olmasıdır. Henüz işlenmemiş bir suçun övülmesi farklı suç tiplerine (örneğin suç işlemeye tahrik) girebilir.
Övme fiili şu şekillerde gerçekleşebilir:
Ancak fiilin mutlaka alenen gerçekleşmesi gerekir.
Aleniyet, suçun oluşması için zorunlu unsurdur.
Bir düşüncenin yalnızca sınırlı bir özel ortamda dile getirilmesi yeterli değildir.
Fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir olması gerekir.
Örneğin:
aleniyet unsurunu oluşturabilir.
TCK m. 215’in en kritik unsuru budur.
Kanuna göre cezalandırma için şu şart birlikte gerçekleşmelidir:
Övme fiilinin kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike doğurması.
Bu şart şu anlamlara gelir:
Bu kriter özellikle ifade özgürlüğünün korunması amacıyla kanuna eklenmiştir.
IV- Suçun Manevi Unsuru
Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur.
Fail:
Dolayısıyla failde suçu veya suçluyu övme iradesi bulunmalıdır.
Ancak burada özel bir amaç aranmaz.
Genel kast yeterlidir.
Örneğin;
kast unsurunu ortadan kaldırabilir.
V- TCK Madde 218 – Basın ve Yayın Yoluyla İşlenmesi
TCK Madde 218
Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu düzenleme, kamu barışına karşı suçların topluma yayılma etkisinin daha güçlü olması nedeniyle getirilmiştir.
Basın ve yayın kavramı geniş yorumlanmaktadır.
Buna göre:
basın ve yayın kapsamında değerlendirilebilir.
Dolayısıyla suçu ve suçluyu övme fiili bu yollarla işlenirse ceza %50 artırılır.
VI- Savunma Perspektifinden Değerlendirme
TCK m. 215 uygulamada çoğu zaman ifade özgürlüğü ile çatışma potansiyeli taşıyan suç tiplerinden biridir. Bu nedenle savunma stratejisi genellikle Anayasa, AİHS ve ceza hukukunun temel ilkeleri çerçevesinde kurulmaktadır.
Aşağıda uygulamada en güçlü savunma argümanları yer almaktadır.
Savunmada en güçlü argümanlardan biri budur.
Yargıtay içtihatlarına göre;
Sadece övme ifadesinin varlığı suçun oluşması için yeterli değildir.
Savcılık makamı şu hususu ispat etmek zorundadır:
Örneğin:
bu tehlikeyi doğurmaz.
Savunmada sıkça kullanılan bir diğer temel argüman ifade özgürlüğüdür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre:
İfade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul edilen düşünceler için değil, rahatsız edici ve sarsıcı düşünceler için de geçerlidir.
Dolayısıyla:
cezalandırılamaz.
Bazı durumlarda ifadeler bağlamından koparılarak yorumlanabilir.
Savunmada şu argüman ileri sürülebilir:
Failin kastı yoksa suç oluşmaz.
Örneğin:
failin suçluyu övme kastının bulunmadığını gösterebilir.
Fiil yalnızca sınırlı bir özel ortamda gerçekleşmişse suç oluşmayabilir.
Örneğin:
aleniyet unsurunu ortadan kaldırabilir.
TCK m. 218 kapsamında artırımı gerektiren durumlarda şu savunmalar ileri sürülebilir:
Bu durumlarda ceza artırımı uygulanmayabilir.
Sonuç
TCK m. 215’te düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçu, kamu barışını korumayı amaçlayan bir suç tipidir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için yalnızca övme fiilinin varlığı yeterli değildir. Kanun koyucu özellikle “kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike” şartını getirerek ifade özgürlüğünün korunmasını hedeflemiştir.
Bu nedenle uygulamada her olayın somut koşullar içinde değerlendirilmesi gerekir. Özellikle:
suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde kritik rol oynar.
Basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde ise TCK m. 218 uyarınca cezada artırıma gidilmektedir.
Ceza hukukunun temel ilkeleri gereği, bu suç tipinin uygulanmasında ifade özgürlüğünün sınırlarının titizlikle gözetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle suçu ve suçluyu övme suçuna ilişkin soruşturma veya kovuşturmalarda ceza hukuku alanında uzman bir avukatın hukuki desteği, hem savunma stratejisinin doğru kurulması hem de temel hakların korunması açısından son derece önemlidir.
